Bu gece gök bana bir
şaheser sundu
Bulutlar yukarda dolu
dizgin koşuyordu
Sanki yaşam değişmez
hızıyla akıp gidiyordu
Kimi bulut iri, kimisi küçük,
Bazısı kalın yumuk yumuk
Bazısı minicik ama butlu
Kimisi incecik şeffaf
Kimisi kıvrak oynak
Kimisiyse ağır aksak
Her biri bir ruh gibi…
Şekilsiz, şekilden
şekile
İnsanlar gibi kimisi
buluşup birleşirken
Bir diğeri yavaşça ya
da hızla ayrılıyor diğerinden
Ya başka biriyle
buluşmak için
Ya da yapayalnız
koşuyu sürdürmek için
Kimisi de dayanamayıp
yalnızlığa dağılıp yok oluyor
Büyük koşu durmadan
sürüyor ama
Kanalın üstünde
bulutlar, bulutlar akıp koşuyor
Kah küçük, kah kocaman
Bir delik açılıyor
uzaklarda berrak bir siyahlik
İçinde delicesine
parlayan ayı barındırıyor
Kimi zaman delici bir
keskinlikle parıldayan yıldızlar
İçine düşmekten
korkarak bakıyorum yukardaki deliklere
Bulutların, deliklerin
davetiyle
Düşmeye başlıyorum
yavaşça yukarıya doğru.
Orada şeytan yüzlü bir
dev simasını değsıtırıp domuzlaşıyor
Burada koca bir
canavar biçimsiz bir kaya oluyor
Şurada koşan bir at
kısa sürede kızgın boğa
Yanıbaşında tombul bir
bebek tavalaşıyor
Ötede darmadağınık bir
pamuk yumağı koca bir kalp oluyor
Bu gece doğa yarattı
prova yaptı
Bulutlar yaşamın
kendisi gibi durmadan aktı
Bulut parçaları
insanlar gibi
Kavuştu, savuştu,
ayrıldı, birleşti
Doğdu yaşadı öldü !
Sukru
Paris, le 10/02/2009 1:15
Aucun commentaire:
Enregistrer un commentaire